Özel Çapa Divrik Sağlık İşletmeleri A.Ş.

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Diabetes Mellitus, halk dilinde şeker hastalığı vücuttaki pankreas adı verilen salgı bezinin yetersiz düzeyde insülin hormonu üretememesi ya da üretmeye çalıştığı insülin hormonunun etkisiz bir halde kullanılması sebebiyle ortaya çıkan ve insanın ömrü boyunca süren bir hastalık çeşididir. Şeker hastalığına yakalanan kişi, tükettiği besinlerden kana geçmesi gereken şekeri (glukozu) kullanamaz ve kan şekerinin yükselmesiyle beraber hiperglisemi ortaya çıkar. Hiperglisemi; kan şekerinin olması gereken normal seviyesinin çok üzerinde olmasıdır.
Diyabet çok ani ve beklenmedik zamanlarda ortaya çıkar. Vücutta biriken kan şekeri, atılması gereken miktara geldiğinde idrar yoluyla dışarı atılır. İdrarda biriken şeker miktarının artması nedeniyle, sık sık idrar ihtiyacı, sürekli olarak ağız kurumasıyla beraber derin susuzluk hali ve ardından aşırı miktarda su tüketme isteği ortaya çıkar. Vücuttaki insülin hormonu etkisizleştiği için hücreler şekeri kullanamaz. Bunun sonucunda ise hücreler, ihtiyacı olan enerjiyi, vücuttaki yağlardan ve proteinlerden sağlar. Bu da vücudun dengesinin bozulmasına neden olarak hastanın hızlı bir şekilde zayıflamasına sebebiyet verir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Türleri Ve Nedenleri Nelerdir?

Diyabet hastalığında en çok 4 tip diyabet görülür. Bunlar;

  • Tip 1 diyabet
  • Tip 2 diyabet
  • Pre-diyabet (gizli şeker)
  • Gestasyonel diyabet (hamilelik diyabeti)

TİP 1 DİYABET
İnsülin; kandaki glukozun hücrelere girmesini ve vücutta düzenli bir şekilde dolaşmasını sağlar. Tip 1 diyabetli hastaların vücutları ise, insülin yapan pankreastaki hücrelere yoğunlaşarak yok eder ve insülin üretimi yapılmasına engel olur. Karbonhidratı ayrıştırarak glukoza dönüştürebilir. Ama glukoz, kan dolaşımına girdikten sonra hücrelere insülin üretimi olmadığı için giriş yapamaz. Bunun sonucunda kandaki şeker oranı yükselir. Hücreler ise ihtiyacı olan enerjiyi yağlardan ve proteinlerden karşılayacağı için tip 1 diyabetli hastalar hızla zayıflar. Tip 1 diyabetli hastalar vücut dengesini korumak için her gün insülin almak zorundadır.
TİP 2 DİYABET
En çok görülen diyabet türüdür. Tip 2 diyabet, vücut insüline dirençli hale geldiğinde veya pankreas yeterli insülin üretmeyi bıraktığında gelişir. Vücudun önemli yakıt kaynağı olan şekeri (glukoz) metabolize etme şeklini etkileyen kronik bir durumdur. Tip 2 diyabetli vücut, şekerin hücrelere hareketini düzenleyen bir hormon olan insülinin etkilerine karşı direnç gösterir ve olması gereken glukoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretmez. Erişkinlerde daha sık görülen tip 2 diyabet, çocuklukta ise obezite arttıkça artar oranda çocukları etkiler.

Pre-Diyabet (Gizli Şeker)

Kan şekeri seviyesinin normalden daha yüksek olduğu, ancak tip 1 ve 2 diyabet olmaya yetecek kadar yüksek şeker olmadığı anlamına gelir. Pre-diyabetli hastaların tip 1 veya tip 2 diyabetlere yakalanma riski vardır. Pre-diyabetin genellikle hiçbir belirti veya semptomu yoktur. Pre-diyabetin kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak hastanın aile öyküsü ve genetiği önemli bir rol oynamaktadır. Spor yapılmadan hareketsiz bir yaşam ve kilo da önemli unsurlardır.

Gestasyonel Diyabet (Hamilelik Diyabeti)

Gestasyonel diyabet hamilelikte ortaya çıkan diyabettir. Diğer diyabet türleri gibi, gestasyonel diyabette hücrelerin şekeri (glukoz) nasıl kullandığını etkiler. Hamilelik esnasında plasenta, hormonların yüksek seviyelere çıkmasını sağlar. Bunun sonucunda insülin direnci düşerek kan şekeri seviyesi olağan dışı yükselir. Gestasyonel diyabet, hamileliği ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek yüksek kan şekerine neden olabilir. Gestasyonel diyabet olan hastalar, sağlıklı ve dengeli beslenme, her gün yapılan egzersizlerle ve hekimin önereceği ilaçlar ile bu hastalığı kontrol altına alabilirler. Kan şekeri kontrol altına alındıktan sonra bebeğin sağlığı da korunmuş olacaktır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

  • Artarak çoğalan susuzluk (polidipsi)
  • Çok sık idrara çıkma (poliüri)
  • Sürekli acıkma hali (polifaji)
  • Halsizlik
  • Hızlı kilo kaybı
  • Bulanık ve puslu görme
  • Enfeksiyonların artması ve yaraların çok geç iyileşmesi
  • Psikolojik değişimler ve aşırı sinir hali
  • El ve ayaklarda yanma, karıncalanma
  • İdrarda ketonların varlığı (ketonlar, yeterli insülin bulunmadığında meydana gelen kas ve yağ parçalanmasının bir ürünüdür)

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nasıl Anlaşılır?

Bir kişide diyabet olup olmadığını anlamak için Açlık Kan Şekeri ölçümü ya da Oral Glukoz Tolerans testi yapılır. Açlık Kan Şekeri ölçümünde, oranın 100-125 mg/dl çıkması pre-diyabeti (gizli şeker), oranın 126 mg/dl ve üstünde çıkması ise diyabet varlığını gösterir. Oral Glukoz Tolerans testinde ise oranın 140-199 mg/dl çıkması pre-diyabeti (gizli şeker), oranın 199 mg/dl ve üzerinde çıkması ise diyabeti gösterir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Hangi Sağlık Sorunlarını Getirir?

Diyabet kendisiyle beraber birçok sağlık sorununu ortaya çıkarabilir. Bunlar arasında nefrolojik hastalıklar, akciğer hastalıkları, görme kusurları, kalp hastalıkları, inme, kapanmayan derin yaralar, işitme ve cinsel problemler bulunur.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Tedavisi Nasıldır?

Diyabet çok riskli ve ciddi bir hastalıktır. Diyabetten korunmak için kan şekeri, beslenme ve fiziksel aktiviteler kontrol altında tutulmalıdır. Diyabet hastası, hastalığının farkında olmalı ve gerekli tüm sorumluluğu üzerine almalıdır. Hekimin önereceği beslenme tavsiyeleri hayati önem taşıyıp son derece dikkat edilmesi gerekir. Özellikle fazla karbonhidrat tüketiminden uzak durulmalıdır. Diyabetli hastalar, kendilerine özel hazırlanacak beslenme programıyla beraber, vücudunun ihtiyacını karşılayacak enerjiyi yeterli düzeyde alacaklardır. Yağ ve yağ türevlerinden uzak durulmalıdır. Günlük en az 3 öğün yemek yenmelidir. Öğünler ve ara öğünler her gün aynı saatte alınmalı ve buna son derece dikkat edilmelidir. Porsiyonlar kontrol altında olmalı ve tam tahıllı ekmekler tercih edilmelidir. Kuru baklagiller tercih edilebilir. Çok fazla olmamak kaydıyla meyve tüketilebilir.
Vücudun, glukozu etkili ve dengeli bir şekilde kullanarak kan şekerini kontrol altına alması için günlük egzersiz şarttır. Yapılacak fiziksel aktiviteler aynı zamanda insüline karşı hassasiyeti artırarak, vücudun, şekeri hücrelere taşımak için daha az insüline ihtiyaç duymasını sağlar. Yürüyüş, yüzme veya bisiklet sürmek gibi egzersizler seçilebilir. Günlük en az 30 dakika yürünmelidir.
Kan şekeri seviyesi izlenmeli ve aksiyonlar buna göre alınmalıdır. Kan şekeri seviyesi ortalama günlük 3-4 defa veya insülin alınıyorsa daha sık ölçülerek kayıt altına alınmalıdır.
İnsülin kullanan hastalar öğün atlamadan, vaktinde kullanmalıdır. Mide enzimleri insülinin etkisini kaybetmesine neden olduğu için ağız yoluyla alınmaz. İnsülin iğnesi denilen aletle insülin, vücuda direkt enjekte edilir.
Hekimler tarafından verilecek olan diyabet ilaçları da tedavide önem arz eder. Bazı diyabet ilaçları daha fazla insülin üretmek ve serbest bırakmak için pankreası uyarır. Karaciğerden glukoz üretimini ve salınımını engeller, bu da şekerin hücrelere taşınması için daha az insüline ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Karbonhidratları parçalayan ve dokuların insüline daha duyarlı hale getiren mide veya bağırsak enzimlerinin etkisini bloke eder.

Diyabetli Hastaların Alması Gereken Tedbirler Nelerdir?

  • Diyabetinizi yönetmek için notlar alın: Şeker hastalığı ile ilgili her şeyi öğrenin. Hekiminiz ile ilişki kurun ve ihtiyaç duyduğunuzda hekiminizden yardım isteyin.
  • Sağlıklı yiyecekler tüketin ve sağlıklı kilo verin: Sağlıklı beslenme ve sağlıklı kilo vermek diyabet için alınması gereken en önemli tedbirlerdir.
  • Fiziksel aktiviteyi günlük rutininizin bir parçası haline getirin: Düzenli egzersiz, prediyabet ve tip 2 diyabetin önlenmesine yardımcı olabilir ve daha sağlıklı kan şekeri kontrolü sağlar.
  • Kendinizi tanıtın: Diyabetiniz olduğunun işareti olabilecek bir bileklik veya takı takın. Acil durumlarda bu takı hayat kurtarabilir.
  • Göz muayenelerinizi eksiksiz yapın: Diyabetli hastalarda retina hasarları, göz optiğinde problem ve katarakt gibi göz sorunları ortaya çıkabilir.
  • Ayaklarınıza dikkat edin: Ayak bakımı olmazsa olmazlardandır. Her gün ılık suda ayaklar yıkanmalıdır.
  • Diş bakımınızı yaptırın: Diş etlerinde enflamasyonlar (iltihap), kanamalar ve yaralar oluşabilir. Mutlaka tedavilerinizi yaptırın.