Özel Çapa Divrik Sağlık İşletmeleri A.Ş.

Düşük Tansiyon

Düşük Tansiyon (Hipotansiyon) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kan basıncının anormal derece belirli bir dengenin altına düşmesine hipotansiyon veya düşük tansiyon denir. Tansiyon her zaman aynı seviyede kalmaz. Uyku halinde düşer ve uyanıldığında yükselebilir. Kan basıncı ayrıca kişinin heyecanlı, gergin veya aktif olduğu durumlarda da yükselir. Vücut kan basıncındaki değişikliklere karşı çok duyarlıdır. Örneğin, hızlı bir şekilde ayağa kalkılırsa, kan basıncı kısa bir süre için düşebilir. Vücut, beyine, böbreklere ve diğer hayati organlara, yeterince kan ve oksijenin ulaştığından emin olmak için kan basıncını ayarlar. Çoğu hipotansiyon şekli, vücudun kan basıncını normale döndüremediği veya yeterince hızlı yapamadığı için gerçekleşir. Bazı insanlarda her zaman düşük tansiyon sorunu olabilir. Belirti veya semptomları yoktur. Bazı insanlarda ise belirli koşullar veya faktörler, normal olmayan seviyede bir düşük kan basıncına sebep olur. Bunun sonucunda vücudun, önemli organlarına çok daha az kan ve oksijen akışı sağladığı durumlarda ortaya çıkar. Çoğunlukla hipotansiyon, yalnızca belirtilere sebep olması veya kalp problemleri gibi tehlikeli bir duruma bağlı olması sebebiyle ciddi bir sorun teşkil eder. Kan basıncının yüksek düzeyde yükselmesi durumunda, düşük tansiyon şoka neden olabilir.

Düşük Tansiyon Çeşitleri Nelerdir?

Birkaç çeşit hipotansiyon vardır. Kan basıncı düşük olan kişilerde kronikleşen düşük tansiyon sorunu vardır. Genellikle belirti veya semptomları bulunmaz ve tedaviye ihtiyaçları yoktur. Düşük tansiyon bu tarz hastalar için normaldir. Kan basıncı aniden düştüğünde diğer hipotansiyon türleri ortaya çıkar. Belirti ve bulgular hafif ve şiddetli olarak değişmektedir. 3 çeşit hipotansiyon vardır. Bunlar, aortostatik, sinirsel aracılı ve şoka bağlı riski yüksek hipotansiyondur.

  1. Ortostatik hipotansiyon: Bu tür bir hipotansiyon, oturma ya da uzanma pozisyonunda meydana gelir. Baş dönmesi ve nefes alışverişlerde kesilmeler ortaya çıkar. Vücut, pozisyonlardaki değişiklikler için kandaki basıncı ve akışı yeterince hızlı bir şekilde ayarlayamazsa bu düşük tansiyon sorunu oluşur. Kan basıncındaki düşüş genellikle ayağa kalktıktan sadece birkaç saniye sürer. Kan basıncı normale döndüğünde kısa bir süre oturulması veya uzanılması gerekebilir. Tüm yaş gruplarında ortostatik hipotansiyon oluşabilir. Bununla birlikte, özellikle zayıf ve sağlıksız durumdaki yaşlılarda daha yaygındır. Bu tansiyon türü, başka bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Bu nedenle, tedavisi çoğunlukla altta yatan koşullara odaklanır. Ayrıca postprandiyal hipotansiyon adı verilen tansiyon çeşidinde, yemekten hemen sonra kan basıncında ani bir düşme meydana gelir. Bu hipotansiyon türü çoğunlukla yaşlıları etkiler.
  2. Sinirsel Aracılı Hipotansiyon: Bu tür hipotansiyonda uzun süre ayakta durduktan sonra kan basıncı düşer. Sonuç olarak bayılma, mide bulantısı, baş dönmesi veya rahatsızlık hissi oluşur. Sinirsel aracılı düşük tansiyon çocukları ve genç yetişkinleri diğer yaş gruplarındaki insanlardan daha sık etkiler.
  3. Şoka Bağlı Şiddetli Hipotansiyon: Şok, kan basıncının düşük olduğu, beyin, böbrekler ve diğer hayati organların sağlıklı bir şekilde çalışacak kadar kan ulaşamayacağı, hayatı tehdit edici bir sorundur. Kandaki basınç, şok durumunda diğer çeşitlere göre çok daha düşer. Bir dizi faktör şoka sebep olabilir. Örnek olarak büyük oranda kan kaybı, bazı ciddi enfeksiyonlar, ciddi yanıklar, alerjik reaksiyonlar ve zehirlenme sayılabilir. Bu durum hemen tedavi edilmezse ölümcül olabilir.

Düşük Tansiyon Nedenleri Nelerdir?

Düşük tansiyona neden olan bazı durumlar şunlardır;

  • Vücudun aşırı düzeyde susuz kalması,
  • Sağlıksız ve dengesiz beslenme,
  • Gebelik durumları,
  • Alınan bazı ilaçlar ( bazı tansiyon, antidepresan, kalp ve idrar için kullanılan ilaçlar)
  • Anksiyete, stres ve obsesiflik gibi psikolojik sorunlar
  • Hormonlardaki bozukluklar (şeker hastalığı, tiroid bezi sorunları)
  • Kalp problemleri (kalp yetmezliği, kapakçık problemleri, kalp krizi)
  • Anemi
  • Parkinson hastalığı gibi merkezi sinirsel hastalıklar
  • Vücutta oluşabilecek enfeksiyonlar
  • Yaralanmayla beraber kan kayıpları
  • Akciğer ve karaciğer hastalıkları
  • Yemek yeme sorunları,
  • Şiddetli ishaldir.

Düşük Tansiyon Kimlerde Görülür?

Düşük tansiyon her yaştaki insanı etkileyebilir. Fakat belli yaş gruplarındaki kişilerin belirli düşük tansiyon türlerine sahip olma olasılıkları daha yüksektir. Yaşlılarda, ortostatik ve postprandiyal hipotansiyon görülme olasılığı yüksektir. Çocukların ve genç yetişkinlerin ise sinirsel aracılı hipotansiyona sahip olma olasılığı yüksektir. Diüretikler veya yüksek tansiyon ilaçları gibi bazı ilaçları alan kişiler düşük tansiyon riski altındadır.  Düşük tansiyon için diğer risk faktörleri arasında uzun süre hareketsiz kalmak, uzun süre sıcakta olmak ve hamilelik yer almaktadır. Hamilelik sırasında ortaya çıkan tansiyon düşüklüğü normaldir ve genellikle doğumdan sonra kaybolur.

Düşük Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

  • Baş dönmesi
  • Bulanık görme
  • Geçici hafıza kayıpları
  • Zayıflık
  • Yorgunluk
  • Kalp çarpıntısı
  • Mide bulantısı
  • Göz kararmasıdır.

Düşük Tansiyon Nasıl Teşhis Edilir?

Kan basıncı manşeti kullanılarak düşük tansiyon teşhis edilebilir. Manşet, hem sistolik basıncı (kalp attığında kan damarlarına uygulanan basınç) hem de diyastolik basıncı (kalp atım arasında dinlenirken kan damarlarındaki basınç) ölçer. Hipotansiyonun kesin bir tanımı olmasa da, birçok doktor 90 / 60’ı düşük tansiyonun makul bir şekilde teşhis edilebildiği sınır noktası olarak kabul eder. Altta yatan nedeni tam olarak belirlemek için doktor, diyabet, anemi veya düşük tansiyon ile ilişkili durumları olup olmadığını kontrol etmek için kan testleri isteyebilir. Kalp atışı düzensizliklerini, yapısal kalp anormalliklerini ve kalp kasına kan ve oksijen verilmesi ile ilgili problemleri tespit etmek için bir elektrokardiyogram (EKG) kullanılabilir. Koşu bandı veya sabit bir bisiklet üzerinde yapılan stres testi de teşhis için kullanılabilir.

Düşük Tansiyon Nasıl Tedavi Edilir?

Düşük tansiyon tedavisi, hastanın sahip olduğu hipotansiyon tipine, belirti ve semptomların ciddiyetine bağlıdır. Tedavinin amacı, belirti ve semptomları hafifletmek için kan basıncını normale döndürmektir. Diğer bir amaç, hipotansiyona neden olan herhangi bir durumu yönetmektir. Tedaviye verilecek yanıt hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve gücüne bağlıdır. Sağlıklı bir insanda, herhangi bir belirtisi olmayan düşük tansiyon genellikle bir sorun değildir ve tedavi gerektirmez. Eğer ani gelişen bir düşük tansiyon belirtisi varsa, oturmak ya da hemen uzanmak gerekir.

 Ayrıca düşük tansiyonu kontrol altına almak için şunlar yapılabilir;

  • Bol miktarda su ya da sodyum ve potasyum içeren sıvılar içilmelidir.
  • Alkol kullanılmamalıdır.
  • Ayağa kalkarken yavaş bir şekilde kalkılmalıdır.
  • Doğum sonrası düşük tansiyon varsa düşük karbonhidratlı yemekler yenmelidir.
  • Uzun süre ayakta durmak gibi semptomları tetikleyen durumlardan kaçınmak.
  • Doktorun, önereceği şekilde tuz kullanılmalıdır.

Şoka Bağlı Şiddetli Hipotansiyon Tedavisi

  • Organ hasarını önlemek için organlara kan akışını olabildiğince çabuk geri getirmek,
  • Şok nedenini bulmak ve bu durumu tersine çevirmektir.

Kan veya organlara kan akışını sağlamak için kan dolaşımına özel sıvılar konur. Doktorun vereceği ilaçlar kan basıncını yükseltmeye veya kalp atışını güçlendirmeye yardımcı olacaktır. Şokun nedenine bağlı olarak, antibiyotik veya cerrahi gibi başka tedavilere de ihtiyaç duyulabilir.